EVSEL KATI ATIK TARİFENİZİN HAZIRLANMASI HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME!



İLGİLİ LİNKTEN AYRINTILARI İNCELEYEBİLİRSİNİZ
Dilekçe ve Sözleşmeler

    Alfabetik Sıralı Dilekçe Örnekleri
    Hukuk Dilekçe Örnekleri
    Mali Müşavir Dilekçe Örnekleri
    Vergi Hukuk Dilekçe Örnekleri
    Ceza Dilekçe Örnekleri
    İdari Dilekçe Örnekleri
    Tüketici Dilekçe Örnekleri
    İcra ve İflas Dilekçe Örnekleri
    İcra Örnekleri
    İhtarname Örnekleri
    Müzekkere Örnekleri
    İbraname Örnekleri
    Sözleşme Örnekleri
    Vekaletname Örnekleri
    Talepler
    Diğer Dilekçe Örnekleri

Güncel Yorumlar ve Mevzuat (Haber Detayı için Başlığa Tıklayınız)

   4735 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 4 ÜNCÜ MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN KURUL KARARLARI

7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32'nci maddesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen Geçici 4'üncü maddenin uygulanmasına ilişkin olarak;
- Anılan Kanun maddesi uyarınca başvuru yapılmış olmasının, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine engel olup olmadığı,
- Yükleniciler hakkında gecikme cezası uygulamasının ne şekilde olacağı ve idarece yüklenicinin talebinin uygun görülmemesi durumunda yasaklamaya ilişkin sürenin hangi tarihte başlayacağı,
- Yükleniciye süre uzatımı verilmesinin, kendiliğinden fiyat farkı verilmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı,
- Sözleşmelerin devir şeklinin ne şekilde olacağı,
- Sözleşmenin devredilmesi durumunda, yüklenici hakkında 4735 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi kapsamındaki üç yıllık devir yasağının uygulanıp uygulanmayacağı,
- Sözleşme devir ve fesihlerinin, ihalelerde fiyat dışı unsur puanlamasında kullanılan kalite nitelik puanı hesabında dikkate alınıp alınmayacağı,
- Süre uzatımı verilmesi halinde bu sürenin hangi tarihten itibaren verileceği,
Hususlarında uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesine yönelik Kurum görüşü oluşturulması amacıyla 4/4/2019 tarihli ve 2019/DK.D-71 sayılı, 22/4/2019 tarihli ve 2019/DK.D-79 sayılı, 8/8/2019 tarihli ve 2019/DK.D-171 sayılı Kurul kararları alınmıştır.
Bahse konu kararlara aşağıdaki bağlantılardan erişim sağlanması mümkündür.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kaynak : ihale.gov.tr

(Bkz. İlgili Kamu İhale Kararı ve İlgili Kamu İhale Kararı ve İlgili Kamu İhale Kararı)

   DOĞRUDAN TEMİNLE YAPILAN ALIMLARDA PİYASA FİYAT ARAŞTIRMASININ YANINDA YAKLAŞIK MALİYET HESAPLANMASI DA GEREKLİ MİDİR?

Bilindiği üzere kamu kurum ve kuruluşları ihale kapsamında olmayan ve parasal limitler dahilinde yapmış oldukları alımlarda 4734 sayılı kamu ihale kanununun 22. maddesinde anlatılan Doğrudan Temin usulü ile alım yapmaktadırlar. Yapılan bu alımlarda bazı idareler ilgili alımları piyasa araştırma yaptıktan sonra piyasa araştırma tutanağı düzenleyip yaparken bazı idarelerde yöneticiler yaklaşık maliyet cetveli hazırlanmasını talep etmektedirler. Doğrudan teminle yapılan alımlarda yaklaşık maliyet cetveli düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunda kamu hastaneleri kurumunca sorulan soruya Kamu İhale Kurumu Düzenleme Daire Başkanlığınca 10.07.2014 tarih 12281 sayılı ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 16.12.2014 tarih 14180 sayılı görüş yazısı mevcuttur.
İlgili görüşte de belirtildiği üzere
-Doğrudan teminle yapılan alımlarda idareler alımlarda piyasa fiyat araştırması yaparak alım yapmaktadır.
-Doğrudan teminle yapılan alımlarda yaklaşık maliyet düzenleme zorunluluğu sadece yapım işlerine ilişkin iş ve işlemlerde vardır.
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 16.12.2014 tarih ve 14180 sayılı görüş yazısı:
... Bu çerçevede, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin (d) bendine göre doğrudan temin suretiyle yapılacak alımlarda ödeme belgesine, Yönetmeliğin 63 üncü maddesinde belirtilen belgelerin bağlanması yeterli olup yaklaşık maliyet hesap cetvelinin bağlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Kamu İhale Kurumunun 10.07.2014 tarih ve 580-12281 sayılı görüş yazısı:
... Doğrudan temin yönteminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle Kanundaki değişik usul ve kurallardan bağışık tutulduğu, bu nedenle idarelerin doğrudan temin yönteminde daha esnek hareket edebilecekleri, bu anlamda yaklaşık maliyet tespiti yaparak alım yapmanın da ihale usulleri kapsamında zorunlu tutulduğu, bu nedenle de doğrudan temin yönteminde böyle bir zorunluluktan söz edilemeyeceği...
Sonuç olarak doğrudan temin kapsamında yapılacak alımlarda idareler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılacağı, bu araştırmanın ilgili mevzuatında belirlenen yaklaşık maliyet hazırlama zorunluğu olarak değerlendirilemeyeceği ancak Kamu İhale Genel Tebliği gereği yapım işlerindeki fiyat araştırmasının ilgili Yönetmelikte belirlenen yaklaşık maliyet hesaplama kurallarına göre yapılması gerektiği anlaşılmaktadır."

(Bkz. İlgili Görüş ve İlgili Görüş)

   SÖZLEŞMELİ PERSONEL STATÜSÜNDE OLANLARIN MEMUR KADROLARINA VEKÂLET ETMESİNİN MÜMKÜN BULUNMADIĞI/ DPB GÖRÜŞÜ

Mezkûr görüşte, sözleşmeli personel olarak göreve başlatılan personelin sözleşmesine imza yetkisi verileceğine dair hüküm koymak suretiyle memur tarafından yürütülmesi öngörülen hizmetlere ilişkin olarak imza yetkisinin verilmesinin de mümkün olmadığı belirtildi.

(Bkz. İlgili Görüş)

   İHALE İLE YAPILMASI GEREKEN İŞİ DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAN MEMURA NE CEZA VERİLİR?

Bilindiği üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda kanun kapsamında yer alan kurumların yapacak oldukları alımlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Kanun kapsamında yapılacak olan alımların belirlenen usul ve esaslar dışında yapılması kanunun temel ilkeler başlık maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı olarak yürütülmesi durumunda kamu görevlilerinin idari ve adli yönden sorumlulukları doğmaktadır. Yazımız ekinde yer alan Danıştay Kararında da ihale yöntemi ile alımı yapılması gereken bir alımın yapılan ihalenin iptal edilerek alımın doğrudan temin usulü ile alınması olayında ilgili işleri yürüten kamu personeline verilmiş olan aylıktan kesme cezası Danıştay Başkanlığınca onaylanmıştır.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   KUTSAL KİTAPLARDA KDV ORANI/ KATMA DEĞER VERGİSİ ORANININ YANLIŞ BELİRLENMESİ/SAYIŞTAY 6.DAİRE KARARI

Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ına göre;

(24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararın eki (I) sayılı listeye aşağıdaki sıra eklenmiştir.

"18- Kur'an-ı Kerim (Kur'an meal ve tefsir kitapları ile münhasıran Kur'an cüz, sûre, ayet ve/veya meallerini içeren kitaplar dâhil) ile Tevrat, Zebur ve İncil kitapları. )

Kur'an-ı Kerim, Kur'an meal ve tefsir kitapları ile münhasıran Kur'an cüz, sure, ayet veya meallerini içeren kitaplar, Tevrat, Zebur ve İncil kitaplarına uygulanan KDV oranı yüzde 8'den yüzde 1'e düşürüldü

Mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere, Yasin-i Şerif alımında uygulanması gereken KDV oranı %1'dir. Ancak idare, söz konusu alıma ilişkin yapılan ödemede KDV oranının %1 yerine %18 olarak hesaplanması sonucu ... TL kamu zararına neden olunmuştur.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   KAMU İHALE KANUNUNDAN İSTİSNA KAPSAMINDA İHALE EDİLEN İŞLER VE İHALEDEN YASAKLAMA/DANIŞTAY KARARI

Davalı idarenin münhasıran 3/g kapsamındaki işlere yönelik yaptığı düzenlemede 4735 Sayılı Kanun'un uygulanacağı belirtildiğinden, anılan düzenlemedeki bu gönderme sebebiyle olaya 4735 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3/g maddesine düzenlenen istisna kapsamında ihale edilen işlerde, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmesi Kanununun yasaklamaya ilişkin hükümlerinin, ilgili idarenin kendi mevzuatında yer alması halinde uygulanabileceğinin kabulü gerektiği; aksi kabulün, Yasanın 3/g maddesi kapsamında ihale edilen işlerde, işin sözleşme aşamasında ortaya çıkan ve yasaklamayı gerektiren fiil ve davranışların yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağı, bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3/g maddesi kapsamında açık ihale usulü de yapılan ihalede, ihale uhdesinde kalan davacı şirketin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 25/b ve 26. maddeleri uyarınca 2 yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık yoktur.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   LİMİTED ŞİRKETİNİN AŞIRI DÜŞÜK TEKLİF AÇIKLAMALARININ REDDEDİLMESİ GEREKTİĞİ TESPİT EDİLMİŞ OLMAKLA BİRLİKTE EKONOMİK AÇIDAN EN AVANTAJLI 1 VE 2'NCİ TEKLİF SAHİBİ İSTEKLİLERİN DEĞİŞMEDİĞİ DİKKATE ALINDIĞINDA ANILAN AYKIRILIĞA İLİŞKİN DÜZELTİCİ İŞLEM TESİS EDİLMESİNE GEREK YOKTUR/KİK KARARI

Başvuruya konu ihaleye 12 isteklinin katıldığı, isteklilerden 11'inin teklifinin geçerli sayıldığı, başvuru sahibi istekli... AŞ'nin teklifinin altında 7 geçerli teklifin bulunduğu, başvuru sahibinin teklifinin altında bulunan 7 isteklinin tekliflerine ilişkin İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik'in 18'inci maddesi çerçevesinde sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirme işlemlerine ilişkin olarak, ihale ilanı ve dokümanında belirtilmek kaydıyla, ilgili fıkralardaki koşullar çerçevesinde aşağıdaki seçeneklerden bir tanesi kullanılır.
a) Sınır değerin altında olan teklifler ihale komisyonunca aşırı düşük teklif olarak tespit edilir ve bu teklif sahiplerinden Kurum tarafından belirlenen kriterlere göre teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili ayrıntılar yazılı olarak istenir. İhale komisyonu;
1) Verilen hizmetin ekonomik olması,
2) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,
3) Teklif edilen hizmetin özgünlüğü,
gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.
b) İhale, aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirme işlemleri yapılmaksızın sonuçlandırır.
c) Aşırı düşük teklif sınır değerinin altında teklif sunan isteklilerin teklifi açıklama istenmeksizin reddedilir..." hükmü yer almaktadır.
İmzalanan genişletilmiş kasko poliçesi ile trafik sigorta poliçesinin, kasko poliçesi ve zorunlu mali sorumluluk trafik poliçesi üzerinde ilgili sigorta şirketinin genel müdürlüğünden veya bölge müdürlüğünden alınan teyit yazısının yer almadığı tespit edilmiştir.
Limited Şirketinin aşırı düşük teklif açıklamalarının reddedilmesi gerektiği tespit edilmiş olmakla birlikte ekonomik açıdan en avantajlı 1 ve 2'nci teklif sahibi isteklilerin değişmediği dikkate alındığında anılan aykırılığa ilişkin düzeltici işlem tesis edilmesine gerek yoktur.

(Bkz. İlgili Kamu İhale Kararı)

   TAM ZAMANLI SÖZLEŞMELİ OLARAK ÇALIŞIRKEN SÖZLEŞMELİ PERSONEL OLABİLME ŞARTLARINDAN BİRİNİ TAŞIMADIĞININ SONRADAN ANLAŞILIP SÖZLEŞMESİNİN FESİH EDİLMESİ VE ORTAYA ÇIKAN KAMU ZARARININ SORUMLULARI/SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI

Belediye meclis kararı ile Programcı kadrosunda işe alınıp gerekli kadro ve maaş ödemeleri yapılmasına rağmen daha sonra yapılan incelemeler neticesinde ilgili kişinin gerekli şartları taşımadığı halde programcı kadrosunda çalıştırılmıştır. Dava, gerek bu işe alımın sorumlular tarafından yeterli denetiminin yapılıp yapılmadığı ve yapılan ücret ödemesinin geri alınıp alınamayacağı hususlarındadır.
Yürüteceği görev itibariyle sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılıp sözleşmesi feshedilen kişiye yapılan ücret ödemesinin geri alınabileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Programcı kadrosunda tam zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılan... için sözleşme ücretinin ödenmesinin şartı yapacağı hizmet olarak belirlenmiş, başka herhangi bir şart belirlenmemiştir. Bahse konu olayda, önemli olan husus anılan kişiye 01.01.2014 ile 31.12.2014 tarihleri arasında yapılan ücret ödemesinin geri alınıp alınamayacağıdır.
Tam zamanlı sözleşmeli olarak çalışırken kendi yükümlülüklerini yerine getirmiş ve bunun karşılığı ücretini almıştır. İdare de, bu kişinin yürüttüğü görev itibariyle sözleşmeli personel olabilme şartlarından birini taşımadığını sonradan anlayıp sözleşmesini yenilemeyerek işine son vermiştir. Dolayısıyla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 'Kamu Zararı' başlıklı 71. maddesindeki "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır..." hükmü uyarınca kamu kaynağında herhangi bir eksilmeye neden olunmadığından kamu zararı ortaya çıkmamıştır.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   YILLIK İZNİ VERMEYEN İDAREYE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLİR/ DANIŞTAY 5. DAİRE KARARI

Davacı tarafından, yıllık izin talebini içeren, farklı tarihli, üç ayrı başvuru yapılmış ise de, son başvurusu olan... tarihli başvurusu, hak ettiği bütün yıllık izinlerinin kullanımı talebine ilişkin olup, önceki iki başvurusundaki istemleri de kapsayan bir başvuru olduğundan, uyuşmazlığın, davacının 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin yıllık izinlerinin kullanılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali isteminden doğduğu sonucuna varılmıştır. İdarenin, davacının birden fazla kez başvuru yaparak idarenin karar almasını zorlaştırdığı yolunda mücerret bir saptamaya dayanılarak ve bu davanın konusu olmadığı halde davacının aylıksız izin talebini, amirlerinin yazılı bildirimine rağmen belirtilen eksiklikleri gidererek yenilemediği, bu yüzden iznin kullanımı hususunda idarenin tereddüte düşmesine yol açtığı gerekçelerine yer verilerek karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Ayrıca manevi tazminat istemine ilişkin olarak Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, Mahkemece bu hususa ilişkin olarak da yeniden bir inceleme yapılması gerektiğinden, manevi tazminat talebinin reddinde de hukuki isabet bulunmamıştır.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   DAVA DİLEKÇESİNDE, HAKARETE VARAN İFADELER KULLANAN MEMURA DİSİPLİN CEZASI VERİLEBİLİR Mİ?

Danıştay, davacının açtığı tazminat davalarında, idareciler ve müfettişler hakkında dilekçelerde kullandığı hakarete varan ifadelerin hak arama ve savunma hakkı kapsamında kullanılabilecek ifadeler olmadığı, kişinin kendi haklılığını Mahkemeler önünde savunurken başka şahıs ve kurumlara hakaret etme, zan altında bırakma ve başkalarının hakkına tecavüz etme hakkı olmadığı yönünde verilen idare mahkemesi kararını onadı. Memurun idare aleyhine açtığı tazminat davalarda, idareciler ve müfettişler hakkında kullandığı hakarete kadar varan ifadelerin disiplin cezasına konu olabileceğine karar verdi.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   SAYIŞTAY KARARLARI İLAM NİTELİĞİNDE OLUP İLAMLI İCRA KONUSU OLABİLİR/ YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI

6085 Sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53. maddesi gereğince; Sayıştay kararları ilam niteliğindedir. Takip dayanağı... sayılı Sayıştay ilamında kurulan hüküm koşula bağlı olmayıp, nakit bir alacağın borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, anılan şikâyetin yerinde olmadığı gözetilerek, borçlunun diğer şikâyet nedenleri incelenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

(Bkz. İlgili Yargıtay Kararı)

   YILLIK İZİN VEYA DOĞUM SONRASI ÜCRETSİZ İZİN KULLANAMADIĞI GEREKÇESİYLE İSTİFA EDEN İŞÇİ, KIDEM TAZMİNATINI ALABİLİR Mİ/ MAKALE VE YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ KARARI

Somut olayda davacı taraf doğum sonrası yıllık izin talebinin ve ücretsiz doğum iznine ilişkin taleplerinin kabul edilmediğini bu nedenle iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan etmiş ise de, davacı tanıklarının bu konularda görgüye dayalı bilgilerinin olmayıp bildiklerinin davacının anlatımından kaynaklandığı, davalı tanığı ise beyanında davacının doğum sonrasında işe başlamadığını, herhangi bir izin talebinin bulunmadığını belirtmiştir.Dosya kapsamında bu hususta başka bir bilgi ve belge de bulunmadığı görülmüştür. 4857 sayılı Kanun'un 74. maddesince işçinin doğum sonrası ücretsiz izin kullanma hakkının olduğu, bu iznin kullanılmasının işverenin kabulüne bağlı olmadığı, davacı tarafça tek taraflı beyanla kullanılabileceği anlaşılmakla davacı taraf iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamamış olup davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

(Bkz. İlgili Haber ve Yargıtay Kararı)

   ÖZEL İTİRAZA TABİ İŞLEMLERDE İŞLEMİN İTİRAZA VERİLEN CEVAPLA KESİNLEŞECEĞİ, İTİRAZ ÖNCESİ SÜRELERİN DAVA AÇMA SÜRESİNİN HESABINDA DİKKATE ALINAMAYACAĞI/DANIŞTAY 2.DAİRE KARARI

...Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten davacı tarafından, 05/04/2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü kadrosu için yapılan görevde yükselme yazılı sınavı başarı puanının 70 puandan 60 puana düşülmesine ilişkin işlem ile 17/10/2014 - 06/11/2014 tarihleri arasında yapılan Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü sözlü sınavının iptali istemiyle açılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği kapsamında yapılan sözlü sınavda, sınav sonucuna ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı aynı Yönetmeliğin 16. maddesinde öngörülen özel itiraz usulü uyarınca itiraz edilmesi durumunda anılan işlemin, davalı idarece itiraz başvurusunun sonuçlandırılmasıyla kesinleşeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle; dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece itirazın sonuçlandırılması ile sözlü sınav sonucuna ilişkin idari işlem kesinleşmiş olup, dava açma süresi, kesin işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren yeniden başlatılması gerekmektedir.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   SÖZLÜ YAPILAN MOBBİNGİ İSPAT ETMEK İÇİN SES KAYDI YAPILABİLİR Mİ/ YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ KARARI

Performans değerlendirme toplantısında kendisine hakaret içerikli sözler söylenmesi nedeniyle üzerindeki cep telefonu ile gizlice kayıt yaptığı, eylemi başka türlü ispat etmesinin mümkün olmadığı yönündeki savunması ile bu savunmayı doğrulayan bilirkişi raporuna göre, sanığın başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken toplantıda kendisine yönelik hakaret içerikli konuşmayı kayda aldığı, sanığın eyleminin hukuka aykırı olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçede her ne kadar, atılı suçta failin aleni olmayan konuşmanın tarafı olmayan herhangi bir kişi olması gerektiğinden sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de, gerekçesi yanlış olan hükmün, sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Şartların oluşması halinde ses kaydedici cihaz kullanılabilir. Bunun dışındaki durumlarda kişinin izni olmadan sesinin kaydedilmesi ise TCK'ya göre suçtur.

(Bkz. İlgili Yargıtay Kararı)

   GEÇİCİ GÖREVDEN DÖNEN MEMUR SAAT KAÇTA GELİRSE GECEYİ GEÇİRMİŞ SAYILIR/ SAYIŞTAY 6. DAİRESİ KARARI

Mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere 24 saati aşmayan memuriyet mahalli dışı görevlendirmelerde gündelik, ilgilinin gidiş ve dönüş saatleri esas alınarak hesaplanmaktadır. Burada gecenin geçirilmesinden anlaşılması gereken maksat güneşin doğmasıdır. Güneşin doğması illere göre farklılık arz edeceğinden ortalama bir saat olarak 04.00'ten sonraki dönüşlerde gece geçirilmiş sayılmalıdır.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   KİK, YAPIM İŞLERİNDE HAKEDİŞTEN YAPILACAK KESİNTİNİN TEMİNAT MEKTUBU İLE DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA DUYURU YAYIMLADI/KİK KARARI

Yapım işi sözleşmelerinin yürütülmesi aşamasında, geçici kabul noksanlarını önlemek veya kesin hesapların zamanında tamamlanmasını sağlamak için hakedişten yapılacak nakit kesintinin, teminat mektubu ile değiştirilip değiştirilemeyeceğine ilişkin olarak Kamu İhale Kurulunun 2018/DK. D-105 sayılı Kararının uygulanmasında yaşanan tereddütleri gidermek amacıyla anılan Karar gerekçeleri ile birlikte yeniden yayımlanmıştır

(Bkz. İlgili Kamu İhale Kararı)

   BELEDİYE GELİRLERİN ZAMANAŞIMINA UĞRATILMASINDA BELEDİYE BAŞKANININ SORUMLULUĞU/SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI

Belediye gelirlerinin takip ve tahsil sorumluluğunun, belediye başkanı ve muhasebe yetkilisine birlikte yüklendiği, icrai takip ve tahsil işlemlerindeki yetki ve sorumluluklar dikkate alındığında bunun bir zorunluluk oluşturduğu açıktır. Mevzuatta bir görev birden fazla görevliye tevdi edildiğinde, sorumluluğun müteselsil olacağı açıktır. Görevin ifasında aksamanın kendisinden kaynaklanmadığını, diğer sorumlunun görevini yerine getirmemesi nedeniyle oluştuğunu ispat imkanı da her bir sorumlunun kendisine ait bulunmaktadır. Ayrıca, Belediyenin her yıl kesin hesabının görüşülmesi sırasında belediyenin alacak durumu, zamanaşımı yaklaşan ve dolan gelirler ile ilgili bilgilerin kendisinin bilgisi dahilinde olduğu, rapor dosyası ve ekleri içerisinde belediye başkanı tarafından belediye gelirlerinin zamanında ve düzenli olarak takip ve tahsili için ilgili birim amirlerine bir uyarı ve talimat da sunulmadığından sorumlular arasında gelirlerin zamanaşımına uğradığı dönemde görevde olan belediye başkanının da dahil edilmesi gerekir.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   İDARİ SORUŞTURMADA SES KAYITLARININ DAYANAK OLARAK DEĞERLENDİRİLECEĞİ/ DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRESİ KARARI

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen ses kayıtlarının, bu soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan üçüncü kişiler hakkında yürütülecek disiplin soruşturmasında delil olarak kullanılamayacağı ve sadece bu kayıtlara dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte, bu kayıtlara dayalı olarak disiplin soruşturması başlatılmasında ve açılan soruşturma genişletilmek suretiyle elde edilen tanık ifadeleri gibi bilgi ve belgelere dayalı olarak disiplin cezası verilmesinde hukuki bir engel de bulunmamaktadır.
Dava; "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun kararının iptali ile mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkindir. Bakılmakta olan davada, davaya konu işleme dayanak olan fiillerin sübuta erdiğine dair tespitin sadece telefon görüşmelerine dayandırıldığı, soruşturma dosyasında davacı aleyhine delil olarak kullanılamayacak olan telefon görüşme tutanakları dışında isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğine dair bilgi, belge veya tanık ifadesi gibi başka bir delilin bulunmadığı, kaldı ki, görevi kötüye kullanma suçundan açılan dava sonucunda beraat ettiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, davacının disiplin cezasına konu fiilinin sübuta erdiğine dair tespitin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezasında ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   MEVZUATIN ÖNGÖRDÜĞÜ TUTARDAN DAHA YÜKSEK TUTARDA SOSYAL DENGE ÖDENMESİ/SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI

Her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının "sorumlular" başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   YEMEK İHALESİ - BİRİM FİYAT TEKLİF CETVELİNİN BİR SAYFASININ İMZASIZ OLMASI/KİK MAHKEME KARARI

Birim fiyat teklif cetvelinin son sayfasında yer alan tutarın imzalı ve kaşeli birim fiyat teklif mektubuna rakam ve yazı ile hatasız olarak nakledildiği, birim fiyat teklif cetveli ile birim fiyat teklif mektubu tutarı arasında herhangi bir değişikliğin bulunmadığı, birim fiyat teklif cetvelinin her sayfasının kaşelenerek imzalanacağına ilişkin mevzuat hükmünün bulunmadığı" iddialarıyla itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, itirazen şikâyet başvurusunun dava konusu işlemle 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi gereğince reddi üzerine bu kararın iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

(Bkz. İlgili Kamu İhale Kararı)

   KAMULAŞTIRMA KARARI VE ÖDEMELERİNDE DAMGA VERGİSİ/ÖZELGE

Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında resmi daire statüsünde bulunmayan ancak kamu tüzel kişiliğini haiz olan Kurumunuz tarafından alınan kamulaştırma suretiyle satın almaya ilişkin kararlara, Kanuna ekli (2) sayılı tablonun 1/A-9 fıkrası uyarınca istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, damga vergisi uygulamasında resmi daire statüsünde bulunmayan Kurumunuzun mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak yaptığı ödemeler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisine konu teşkil etmemektedir.

(Bkz. İlgili Özelge)

   KAMU GÖREVLİLERİNİN, GÖREVLERİNİN NEDEN VE ETKİSİNDEN KAYNAKLANAN GÜÇ (EFOR) KAYBINA DAYANAN MADDİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ /DANIŞTAY ONUNCU DAİRE KARARI

Bilirkişi olarak görevlendirilen kamu görevlisininim yeterli güvenlik önlemleri alınmadığı iddiasıyla vuku bulan terör saldırısından mütevellit efor kaybına uğradığı ve tazmini istemiyle acılan davada, İdarenin tazmin borcunu doğuran eylem veya işlemlerden dolayı uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın hesaplanması özü itibarıyla varsayımsal verilere dayalı ise de; mahkemelerce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ilgililerin gerçek maddi zararlarını göstermesi için gerçeğe en yakın ve güncel verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle İdare Mahkemesince, raporun düzenleneceği tarih itibarıyla davacı kamu görevlisinin aylık net gelirinin ilgili idarelerden sorulması, ayrıca davacı kamu görevlisinin halen görev yaptığı idareden veya Sosyal Güvenlik Kurumundan yasal emeklilik yaşı da sorularak gelen cevaplara göre yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde güç (efor) zararının yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, beden gücü kaybına uğradıktan sonra aynı işi yapmaya devam ettiği görülen davacı kamu görevlisi ile ilgili olarak, idarelerin ara kararına vermiş oldukları cevaptaki bilgiler ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınmak suretiyle güç (efor) kaybına dayalı maddi tazminat istemi hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   KENDİ MALI OLMASI İSTENEN ARAÇLARIN TEKNİK ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN BELGELER TEKLİF KAPSAMINDA SUNULMALI MIDIR/ KAMU İHALE KURULU KARARI

Yukarıda yer verilen İdari Şartname ve Teknik Şartname düzenlemelerinde arazöz ve çift kabinli pick-up aracının kendi malı olma şartı aranmış olup kendi malı olması istenen araçların Hizmet Alımları İhale Uygulama Yönetmeliği'nin 41'inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi istenmiştir. Teknik Şartname'nin "Makina Teçhizat ile İlgili Hükümler" başlıklı 8'inci maddesinin (a) ve (b) bendinde ise idarenin ihtiyaç duyduğu sulama arasözüne ve çift kabinli pick-up aracına ilişkin olarak asgari özelliklere yer verildiği görülmüştür. Söz konusu maddenin (a) ve (b) bendinde sayılan özelliklere ilişkin olarak Teknik Şartname'de herhangi bir tevsik edici belgenin teklif dosyasında sunulmasının istendiğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden söz konusu düzenlemenin yeterlik kriteri olarak sayılamayacağı anlaşılmış olup, anılan düzenlemenin sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin olduğu değerlendirildiğinden idare tarafından tesis edilen işlemin yerinde olmadığı, dolayısıyla araçlara ilişkin teknik özelliklerin tekliflerin değerlendirilme aşamasında yeterlik kriteri sayılamayacağı anlaşıldığından başvuru sahibi isteklinin teklifinin değerlendirilmeye alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

(Bkz. İlgili Kamu İhale Kararı)

   EMEKLİ OLAN BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISININ TÜZEL KİŞİLİĞİ VE KIDEM TAZMİNAT HAKKI/ YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI

5393 sayılı yasa gereğince Belediye Başkan yardımcılığına getirilen şahıslar ile ilgili olarak, yasa şahsın istemine bağlı olarak bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir dediğinden davacının talebine bağlı olarak SSK ile ilişkilendirildiğini ancak bu ilişkilendirmenin bir işçi işveren ilişkisi anlamına gelmediğini, dolayısıyla davacının emekli olduğu tarihte davalı kurumun işçisi olduğunu, her ne kadar dava dışı anılan kişiye kıdem tazminatı ödenmiş ise de bu kişinin davalının işçisi olduğunu ve ...'ın 2006 yılı mali denetiminde yaptığı tespitler doğrultusunda "988 nolu... İlamı" ile ödemenin kanuna aykırılığının tespit edildiğini, hataen yapılan kıdem tazminatı ödemesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu ileri sürerek dava dışı kişiye ödenen... TL kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere taraflardan birinin işçi sıfatı taşımadığı davadaki taleplerin genel görevli Mahkemelerde görülmesi gerekirken Mahkemece bu husus gözetilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

(Bkz. İlgili Yargıtay Kararı)

   BELEDİYE İLE SENDİKA ARASINDA İMZALANAN VE HUKUKA AYKIRI NİTELİK TAŞIYAN SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNİ YERİNE GETİREN HARCAMALAR İLE İLGİLİ HARCAMA YETKİLİLERİ VE GERÇEKLEŞTİRME GÖREVLİLERİNİN SORUMLULUĞU/SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI

Yapılan incelemede, ... Belediyesi ile... Sen arasında 18.11.2011 tarihinde sözleşme imzalandığı, söz konusu sözleşmenin yürürlüğünün 31.12.2013 te sona erdiği ve bu sözleşmede, ikramiye unsurları ile birlikte, unvanlar itibariyle başkan yardımcılarına aylık... TL, müdürlere aylık... TL ve diğer memur personele aylık... TL sosyal denge tazminatı ödenmesi akdedildiği; 01.04.2014 tarihinde (31.12.2015 tarihinden önce) yine aynı sendika ve belediye arasında yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme ile de ikramiye unsurları dâhil olmak üzere müdürler, iç denetçiler ve müfettişlere aylık... TL, diğer memurlara ise aylık... TL sosyal denge tazminatı ödenmesi öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile Belediye ile Sendika arasında imzalanan sözleşmedeki tutarların, söz konusu toplu sözleşmede yer alan tavanı aşması mümkün olmadığından, yeni sözleşmede öngörülen tazminatın, toplu sözleşmedeki tavan tutarları aşan kısmı kamu zararı oluşturmaktadır.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   MEMURLARA SOSYAL DENGE TAZMİNATININ YASAYLA BELİRLENEN LİMİTLERE UYULMAKSIZIN VE AYRICA YENİ MALİ HAKLAR GETİRECEK ŞEKİLDE DÜZENLENMESİ İLE YASAL SINIRLARI AŞAN SOSYAL DENGE TAZMİNATI ÖDENMESİ/SAYIŞTAY TEMYİZ KURULU KARARI

Belediye ile Sendika arasında? tarihinde imzalanan ve? dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatının yasayla belirlenen limitlere uyulmaksızın ve ayrıca yeni mali haklar getirecek şekilde düzenlenmesi ile yasal sınırları aşan sosyal denge tazminatı ödenmesi neticesinde... TL 'ye tazmin hükmü verilmiştir.
Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2015 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Bununla birlikte, 31.12.2015 tarihinden önce sona eren veya karşılıklı olarak feshedilen sözleşmelerin yenilenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin (yeni hükümler ihdas edilmek suretiyle) artırılması mümkün değildir. Açıklanan gerekçeler ile Belediye ile Sendika arasında imzalanan sözleşmedeki tutarların, söz konusu toplu sözleşmede yer alan tavanı aşması mümkün olmadığından, yeni sözleşmede öngörülen tazminatın, toplu sözleşmedeki tavan tutarları aşan kısmı kamu zararı oluşturmaktadır.

(Bkz. İlgili Sayıştay Kararı)

   SORUŞTURMAYA BAĞLI ATAMA İLE İSTEĞE BAĞLI ATAMANIN SONUÇLARININ FARKLI OLDUĞU, İSTEĞE BAĞLI ATAMA YAPILMIŞ OLMASININ SORUŞTURMAYA BAĞLI ATAMANIN YAPILMASINI ENGELLEMEYECEĞİ HAKKINDA/DANIŞTAY 2.DAİRE KARARI

Davacının, ret kararı tebliğ edilmeden, isteğe bağlı atama döneminde, davalı idarenin de onay vermesi ile... atandığı; davacının geçirdiği soruşturma sonucunda başka bir ile atanması yönünde oluşan iradenin, Çorum'dan Amasya'ya, yani başka bir ile atanması ile gerçekleştiği, bu durumda, davacının Çorum'dan Amasya'ya atanmasıyla, mahkemenin ret yönündeki kararının gerekçeleri doğrultusunda işlem yapıldığının kabulü ile ikinci bir atamaya gerek olmadığının görüldüğü; bu haliyle yargı kararının uygulandığından bahisle davacının araya ikinci bir atama dönemi ve atamanın girmesine rağmen... olarak tekrar atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Her ne kadar, İdare Mahkemesince iptal kararının gerekçesinde, davacının geçirdiği soruşturma sonucunda başka bir ile atanması yönünde oluşan iradenin, Çorum'dan Amasya'ya, yani başka bir ile atanması ile gerçekleştiği, bu durumda, davacının Çorum'dan Amasya'ya atanmasıyla, mahkemenin ret yönündeki kararının gerekçeleri doğrultusunda işlem yapıldığının kabulü gerektiği belirtilmekte ise de; iki işlemin sonuçları itibarıyla farklı nitelikte olması sebebiyle, davacının kendi tercihi doğrultusunda Amasya'ya atanması işlemi ile soruşturma sebebiyle Konya'ya atanmış olmasındaki amacın gerçekleşmiş olduğundan bahsedilemez.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   OLAYDA ZAMANAŞIMI VAR İSE, DİSİPLİN SUÇU DOSYASI İŞLEMDEN KALDIRILABİLİR Mİ/DANIŞTAY 5.DAİRE KARARI

Disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle kusurlu halin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurların ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin belirlenebilmesi için fiilin işlenip işlenmediğinin, işlendi ise hangi tarihte işlendiğinin tespitinin gerekli olduğuna karar verildi. Danıştay'a göre; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin tespit edilerek ve bu tespit sonrası fiilin işlenip işlenmediği ortaya konularak, fiilin işlendiği tarihten itibaren olayda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediği, fiil gerçekleşmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi ve bu sonuca göre isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespitinden sonra, fiilin işlendiği tarihin esas alınarak Disiplin Kurullarının ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak disiplin cezalarına ilişkin ceza zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması durumunda dahi söz konusu disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılması gerektiğine karar verdi.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)

   TOPLU SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN SOSYAL HAKLARIN FİİLEN ÇALIŞMAYA BAĞLI OLMADIĞININ KABULÜ/YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI

Toplu İş Sözleşmesinde yakacak yardımının sendika üyesi işçilere her ay yapılacağı açıklanmış, bayram harçlığının ise sendika üyesi işçiye Ramazan ve Kurban Bayramlarından önce yapılan bir ödeme olduğu görülmektedir. Söz konusu ödemelerin niteliğinin sosyal yardım olduğu, bunların fiilen çalışmaya bağlı olmadığı, sözleşmenin askıda olduğu ücretsiz izinde geçen süre yönünden kıstelyevme tabi tutulamayacağı kabul edilmelidir. Hükmün bu şekilde yorumlanması gerekirken yazılı şekilde yorumlanması hatalıdır. Toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinin A bendinde düzenlenen "Çocuk Yardımı" ile ilgili olarak karı koca olarak çalışan personelin her ikisinin de sendikalı olması durumunda her ikisi yönünden ayrı ayrı çocuk yardımı yapılacağı şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

(Bkz. İlgili Yargıtay Kararı)

   BELEDİYELERİN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJE ALANI İLANI VE YÜRÜTMEYİ DURDURMA/ DANIŞTAY 6. DAİRE KARARI

İmar planı yapma yetkisine sahip olan belediyelerin, imar planı niteliğindeki kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini yaparken imar planlarının hazırlanmasında göz önünde bulundurulacak hususları dikkate almaları gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Dava konusu işlem ile imar planında yapılan kentsel dönüşüme yönelik müdahalelerin, dar gelirlilere konut üretme amacı taşıdığı ifade edildiği, ancak sınır tespitinde hangi kriterlerin dikkate alındığına ilişkin hiçbir teknik, nesnel ya da bilimsel bir dayanak bulunmadığı, belirlenen sınıra ilişkin hiçbir tespit, analiz ya da sentez çalışmasının da bulunmadığı, sadece mülkiyet desenine bağlı olarak KDGPA sınırı belirlenemeyeceği, sınırın nesnel, teknik ve bilimsel veri, tespit ve analizlere dayandırılmamış olması nedeni ile dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu, alan içerisinde yapılaşmış bir kentsel doku bulunmadığından söz konusu sınırın "Kentsel Dönüşüm" değil, "Gelişim Alanına" yönelik olduğu, ilave nüfus ve yapılaşmanın kentsel alan üzerinde son derece önemli bir planlama müdahalesi niteliği taşıdığı, bu planlama müdahalesinin dayanağı nesnel, teknik ve bilimsel veri, tespit ve analizlerin bulunmadığı, Ankara kentinin planlı gelişme pratiğine aykırı olarak mevcut yapıya eklemlenmesi söz konusu olan bu durum analitik yaklaşımdan uzak biçimde, bilimsel ve teknik dayanağı olmayan bir gelişme yönünü tariflemekte olduğu, alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilanına bağlı olarak, üst ölçekli imar planlarıyla yapılan müdahalenin parçacı bir yaklaşımı yansıttığı, dava konusu KDGPA sınırının da içerisinde olduğu kentin oldukça önemli bir gelişme alanının hiçbir tespit, analiz, sentez, bütüncül etki analizi ve mekansal politikaya bağlı olmadan tariflenmiş olmasının bütüncül yaklaşımlara ve Ankara kentinin planlı gelişme tarihine aykırı olarak bir gelişme yönü belirlemesi nedeniyle, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, plan bütünlüğüne, kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

(Bkz. İlgili Danıştay Kararı)


Döviz Kurları
Alış Satış
Dolar 5.8881 5.8987
Euro 6.4888 6.5005
Sterlin 7.4335 7.4723
Yen 5.4229 5.4588
Ruble 0.09098 0.09217

Hava Durumu